İlginizi Çekebilir
Kaybedenler Kulübü
  1. Ana Sayfa
  2. Kritik
  3. Av Mevsimi

Av Mevsimi

Av Mevsimi

Filmi uzun uzadıya anlatacak değilim; sadece “Av Mevsimi”ni izlerken aklıma takılanları paylaşmak istiyorum. Biliyorsunuz ki “Av Mevsimi” bu yılın en iddialı yapımlarından biri olarak lanse edildi. Kadrosunda Şener Şen gibi Türk sinemasının en büyük yıldızını barındırması ve kameranın arkasında Yavuz Turgul’un olması filmi daha hakkında hiçbir şey yazılıp çizilmeden daha “mutlaka izlenecekler” listesine sokuyor. Kaldı ki Şener Şen’in yanında izledikten sonra mutlaka dram oyunculuğunda devam etmesini istediğim Cem Yılmaz, usta oyuncu Çetin Tekindor, izlediğim her oyununda ya da filminde bir kez daha kendisine hayran olduğum Okan Yalabık, duru oyunculuğuyla mest eden Melisa Sözen ve son yıllarda oyunculuğuyla büyük sıçrayış yapan ve Çağan Irmak’ın “Bana Şans Dile” filminde izlediğimden beri yer aldığı projeleri takip ettiğim Rıza Kocaoğlu da yer alırken ve Yavuz Turgul’un yanında da Türkiye’nin en iyi görüntü yönetmenlerinden Uğur İçbak varken “Av Mevsimi”ne gitmemek olmazdı. Fakat oyunculuklar, görüntüler her ne kadar dört dörtlük olsa da yeri geldiğimde oturduğum yerde sıçramama neden olsalar da maalesef senaryo için aynı şeyi söyleyemiyorum.

Bu aralar nedendir bilinmez ya da bu şekilde denk düştüler, izlediğim filmlerin hemen hemen hepsinde senaryo haricindeki her şey iyi giderken senaryo bu unsurları desteklemekten çok uzakta bir görünüm sergiliyor. “Av Mevsimi” de ne yazık ki bu kadar iddialı kadrosuna rağmen senaryosu açısından maalesef hayalkırıklığı yaratıyor. Filmin sonunda ortaya çıkması beklenen hikaye, daha ilk 20 dakika içinde çözülüveriyor. Dikkatli bir izleyici konunun ne olduğunu ve nasıl bir yöntem izleneceğini çok kısa bir sürede bulabilir. Belki de biz Yavuz Turgul ve Şener Şen birlikteliğinden “Eşkiya”yı aşacak bir performans beklediğimizden izlediklerimiz bizi kesmiyor gibi gelebilir; ancak “Av Mevsimi”nin daha ilk fragmanları ortaya çıktığı zaman yansıttığı iddiası durum polisiyesinden ileri gitmiyor.

“Av Mevsimi”nin en büyük ve filmi başından sonuna kadar izlenmesini sağlayan en önemli faktörü oyunculuklar. Herkes bir tarafa Cem Yılmaz bir yana diyorsunuz filmi izlerken. Başından sonuna mükemmel bir oyunculuk sergiliyor Yılmaz. Komedyenliği bir süreliğine bir kenara bırakıp dram oyunculuğunda devam etse karşısına çıkacak oyuncu zor bulunur açıkçası. Keza Rıza Kocaoğlu da göründüğü her sahnede seyirciyi ekrana kilitliyor. Artık kendisinin başrolde olduğu bir film ya da dizi izlememiz gerektiğini düşünüyorum.

Ana hikayenin yanı sıra akıp giden yan hikayelerden de en çok İdris ile Asiye’nin hikayesini sevdim. İdris’in Asiye’ye duyduğu sevgi film boyunca öylesine işlenmiş ki bir anda ana hikayeden kopup kendinizi İdris – Asiye sevgisinin içinde buluyorsunuz. Filmden çıktıktan sonra bile düşündüğüm şey İdris’in o deli sevgisi oldu.

Yorum Yap