İlginizi Çekebilir
Bu Ayın Videoları
  1. Ana Sayfa
  2. Kritik
  3. New York’ta Beş Minare

New York’ta Beş Minare

New York’ta Beş Minare

Bu yılın en merak edilen, en çok hakkında konuşulan ve sinema izleyicilerinin olduğu kadar eleştirmenlerin de fikir ayrılığı yaşadığı filmi “New York’ta Beş Minare”yi sonunda izledim. Peki filmi beğendim mi? Orası biraz tartışılır. Filmden çıkalı yarım saat oldu; hala kafamda dönen sorular var. Ne kadar çözmeye çalışsam da bu sorulara bir türlü yanıt bulamıyorum. Mahsun Kırmızıgül, yönetmen olarak sınıfı geçerken maalesef senaryo anlamında bu sefer tökezliyor anlayacağınız.

Mahsun Kırmızıgül’ün bugüne kadar yazıp yönettiği filmler takdirimi kazanmıştır. Özellikle “Beyaz Melek” ve “Güneşi Gördüm”, 2000’li yıllardaki en iyi Türk filmleri listeme direk girer. Kendisine ön yargıyla yaklaşan çoğu insanın aksine Mahsun Kırmızıgül’ün sinema için harcadığı emeği ve her filminde kaydettiği ilerlemeyi takdirle izleyen biriyimdir. Ancak maalesef bu sefer büyük bir merak ve beklentiyle gittiğim filminden pek de iyi bir şekilde ayrılmadım. Nedeni de yukarıda da belirttiğim gibi senaryo anlamında tatminkar bir yapıtla karşı karşıya olmadığımızdır. Senaryodaki kopukluklar, soru işaretleri, birbiri ardına verilmeye çalışılan mesajlar o kadar çok ki hangi birine yetişeceğinizi şaşırıyorsunuz ve bir süre sonra da zaten filmden kopuyorsunuz. Ekrana bakmanızı Haluk Bilginer’in sürükleyici oyunculuğu sağlıyor. Bilginer’in yanı sıra Engin Altan Düzyatan ve Gina Gershon da oyunculuklarıyla övgüyü hak ediyor. Filmin esas karakterlerinden Acar’ı canlandıran Mustafa Sandal ise ilk büyük rolünde rahat ve kendine güvenen oyunculuğuyla takdir topluyor. Oyunculukların yanı sıra filmin diğer artıları ise görüntü yönetimi ve müzikler. Mahsun Kırmızıgül, müzik seçimleriyle müzisyen kimliğini de yansıtıyor. Özellikle Hacı’nın FBI tarafından yakalanışına paralel olarak cami sahnesindeki müzik kullanımı filmin en çarpıcı anlarından biriydi. Sadece Deccal üzerinden gidilseydi belki sonuç daha farklı olabilirdi.

AKLIMA TAKILANLAR

* Filmin başında gösterilen ülkücüler niye vardı?
* Deccal nasıl yakalandı?
* FBI tarafından yakalanıp havaalanına götürülen tutuklu tek araçla mı korunuyor?
* Özel görevde olan emniyet mensuplarının gelmişi geçmişi didik didik aranır bildiğim kadarıyla. Peki ama Mahsun Kırmızıgül’ün canlandırdığı Fırat karakteri nasıl oluyor da araştırılmıyor?
* Yine kurulan bu özel ekipteki emniyet görevlileri özellikle yurtdışına gönderilenlerin hepsi İngilizce bilmez mi?
* Fırat karakterinin görev icabı içerisinde bulunduğu gruba yokluğunu nasıl açıkladı?

Yorum Yap