İlginizi Çekebilir
  1. Ana Sayfa
  2. Röportajlar
  3. Onurr konuştu: “Tüm şarkılarım aşık olduğum kişiye”

Onurr konuştu: “Tüm şarkılarım aşık olduğum kişiye”

Onurr konuştu: “Tüm şarkılarım aşık olduğum kişiye”

Adını ilk olarak Sakin grubuyla duyduğumuz Onur Özdemir, geçtiğimiz yıl Ayşe Hatun Önal’la ‘Güm Güm’ şarkısında düet yapınca aydınlandık o Onur’un bu Onurr olduğuna. Yıllardır Alper Narman ile ünlü isimlere parçalar hazırlayan Onurr kendi EP’si “Aşıklar Ölmez”i ardındansa ‘Ruj’u yayınladı.

Alper Narman ile adınızı duyuyorduk ama ta ki yüzünüzü yeniden görünceye kadar. Aaa bu Onurr, Sakin’den tanıdığımız Onur değil mi dedik. 6 yılda ne değişti?
2010’un sonunda Sakin ile grubu dağıttık. Ondan sonrasında da bir-iki yapım firmasında solo teklifi gelmişti. Aynı müziği yapmak istemiyordum. O hatıranın da üstüne basıp geçmek istemiyordum. Ben de Berlin’de Erasmus’um vardı, ona gittim. Oraya gittiğim sürede Alper Narman ile tanıştım. Akademisyen olacağım diye düşündükçe Alper ile beraber şarkı yazdık. İlk iki yıl bir-iki iş yaptık; ama çok parlamadı. Sonrasında Oxford’ta Klasik Arkeoloji master’ı yapıyorum. Heykel çalışıyorum, akademisyen olacak derken Ozan Çolakoğlu’nun Sezen Aksu’nun gazına gelip ‘Artist’ single’ını çıkardım.

O arada da boş durmadınız.
Tabii. Ayşe Hatun Önal ile ‘Çak Bir Selam’ ve ‘Güm Güm’ü çıkardık. ‘Nerdesin Aşkım’ oldu. Benim için organik gelişen bir süreçti; ama dışarıdaki insanlar beni göremedikleri için garip geldi. Son görüntüm 2010’daki ‘Bu Defa’ klibiydi. ‘Güm Güm’de görünce “bu ne” dediler. Zamanla alışacaklardır.

Bu tepkinin nedeni Sakin tadı damağımızda kalan bir işti mesela.
Çok mutsuzduk. Çok fazla kavga vardı grup içinde. Birbirini bu kadar çok seven insanların müzik, piyasa yüzünden bu kadar kavga etmesini de yediremiyorduk. Sakin zamanında röportajlarda “Bu dört kişi rock müzik yapmasak, bale bile yapabiliriz. Önemli olan bu dört kişinin mutluluğu” diyordum. O yüzden şu an yaptığım işin arkasında rahatlıkla durabiliyorum. Bugün bakınca Sakin üniversitede kurulmuş güzel bir hayaldi. Kotarabileceğimiz kadar kotardık.
Akademisyen olacakken tekrar bir manevra yapmanız çok güzel olmuş.
Onu da açıklayayım. Master’dayım, Afrodisias’ı Oxford’tan hocam kazıyordu. Türkiye’nin en önemli üç kazı merkezinden biri. Oraya gittim, 15 gün çalıştım. Bir ara hocam 3-4 günlüğüne geri döndü, okurken izinli olan başka bir hoca geldi. Beni öyle bir çalıştırıyordu ki bir de çok katıydı. Bir gün canıma tak etti, Alper’i aradım. Kaçarsam anlayacaklar dedim. Yola çıktı, ben de herkes kazı alanına gittikten sonra yatakhaneden bavulumu alıp üç kilometre ileride bir köyde pansiyona girdim. Yakalarlarsa ikna edip geri götürecekler ben de dönmek istemiyorum. Taksi çağırıp Aydın’a gittim. Birkaç gün sonra eski hocam gelip ikna etmeye çalıştı, ben saha adamı değilim dedim. O hocamla da arama soğukluk girince akademiyi bıraktım.
ibr_6866-2

Alper Narman ile nasıl tanıştınız?
O sektörde iş yapıyordu. Ara verip Berlin’e gelmiş. Dönüş kararı alıp İstanbul’a geldiğinde tanıştım. Daha önce Fettah Can ile ikili çalışıyorlarmış. İki kişi yazmanın her zaman avantajı var.

Bazı sözler çok saçma oluyor. Kafiyeli diye mi tercih ediliyor?
Tabi farkındayız (Gülüyor). Dünya müziğini de takip ediyoruz. ‘Thong Song’ diye tangadan bahseden bir şarkı var mesela. Yaptığımız kesinlikle şiir yazmak değil. “Eksik şiir” der Sezen Hanım. Bazen de farklı şeyler yazıyoruz; ama onun söylenişi hoşumuza gidiyor. Güzel şarkının en önemli tarafı güzel bir melodisi olması. Mesela ‘Keyf-i Halik’ mesela.

Fulin’de söylüyor mesela “Onlar da şarkıdan emin olamamıştı” diye.
Orada bir ayrılık sonrası durumu var. Ortaokulu İmam Hatip’te okuduğum için biraz Arapçam var. ‘Keyf-i Halik’, naber demek Arapça’da ve “halimi sorarsan bombastik” demeye getirdik şarkıda.
İmam Hatip de demişken nasıl bir eğitim geçmişiniz var öyle?
Ortaokul İmam Hatip, liseyi fen lisesinde, üniversite Boğaziçi Felsefe. Yüksek lisans yine Boğaziçi Felsefe. Sonra Oxford’ta Klasik Arkeoloji master’ı yaptım. Şu an hala İTÜ’de Sanat Tarihi doktorasına kayıtlıyım. Tutarlılık gibi bir derdim hiç yok (Gülüyor).
Single’a geri dönelim. Damar beklerdim de ‘Aşıklar Ölmez’ini beklemezdim, açık söyleyeyim.
Baktım şarkı söyleyeceğim 2 yıl önce Alper ile 12 şarkı kenara koydum. Hala da o şarkıları yayınlıyoruz. Çok da aşık olduğum birisi vardı, hepsini ona yazdım. O iş de olmadı zaten. Aşıklar öldü (gülüyor). Biliyor da kendisine yazdığımı.
Ne kadar sürdü?
6 ay sürdü. Kısa sürdü. Onun başka planları vardı. ben de bir yıl falan oturdum ağladım. Büyük aşık olmuştum, gözüm hiçbir şeyi görmüyordu.

Slow parçalar da gelecek mi?
Ona farklı şeyler düşünüyorum. Bunu da albüme saklıyorum. 3 tane damar şarkım var güveniyorum.

Fotoğraflar: İbrahim Yurtbay

Yorum Yap