İlginizi Çekebilir
  1. Ana Sayfa
  2. Festival
  3. Unirock’ta Neler Oldu?

Unirock’ta Neler Oldu?

Unirock’ta Neler Oldu?

Daha Sonisphere’in yorgunluğunu ve izlediğimiz birbiri ardına muhteşem konserlerin etkisini üzerimizden atamadan Maçka Küçükçiftlik Park’ta vuku bulan Unirock Open Air Festival’ın yolunu tuttuk. Peki konser izledik mi? İşte orası biraz şaibeli. İstisnasız bütün grupları dinledim; ama izleme kısmına gelince işler değişiyor. Ucundan kıyısından, sahnenin sağ tarafından sol tarafından baktım; ama baştan sona tek bir performansı bile izlemedim, izleyemedim.
İlk gününün menüsünde yer alan fazlasıyla merak ettiğim Overkill benim için Maçka’nın yolunu tutma nedenimdi. Overkill’in çıkışına rahat 2 saat varken Küçükçiftlik Park’a giriş yaptım ve doğruca bundan sonra “depo” olarak anılacak mekanın yolunu tuttum. Depoda kimler yoktu ki… Sürekli sirkülasyon halinde olan ancak Erdem ve Sadi’nin şef olarak sabit olduğu depo, sıcak havadan kurtarıcı klima özelliğiyle ve 3 günlük maceralarıyla lavabosuyla festival alanında sığınılacak ilk yer oldu. Birsen, Göksu, Erdem, Sadi, Elif sabit olmak gelen gidenlerle iyice şenlenen depo muhabbetimiz öylesine keyifliydi ki sahnedeki grup kim acaba diye merak edip dışarı çıktığımda Overkill’in neredeyse sahneden inmek üzere olduğunu fark etmem bir oldu ki aynı zamanda eğer biraz daha oyalanırsam ben de eve geç kalacaktım.
İkinci gün ise tam gitsem mi gitmesem mi modunda evde otururken Pelin’in telefonuyla iki saniyede hazırlanıp çıktım. Pelinle bir yandan da geçtiğimiz haftaki Sonisphere’in kritiğini yapıp diğer yandan da Unirock’ın ikinci gün menüsüne göz attık. Sonuç Evergrey ve Amorphis’ten yana oldu. Ki ben de festivalin ikinci gününde konser izleme şansına eriştim! Tamamı olmasa da en azından 5-6 şarkılık bir kısmını izledim. Konserin ardından da grubu otellerine götürüp oradan da Tezgah’taki after party’ye getirme işi bana kaldı.:) Ki bu süreç bir hayli eğlenceliydi. En son Emine Ana’da tantuni yediğimizi düşünürsek bir hayli uzuuuuun bir gece geçirdik. Tezgah da üç gün boyunca Unirock official after party club olarak bir hayli yoğun bir haftasonu yaşadı.
Pazar sabahı toplasam 3 saatlik uykunun ardından Evergrey’yi havaalanına uğurlamak üzere doğruca otellerinin yolunu tuttum. 5-6 saat önce yedikleri tantunilerde akılları kalmış olacak ki ilk söyledikleri söz “kebap” oldu! Havaalanı yolunda kendilerine kebap alma sözü vererek vedalaştıktan sonra istikamet Küçükçiftlik Park diyerek tekrar yola koyuldum. Üçüncü günümüzün menüsü ise Sinem’in erkek arkadaşı Erdem’in grubu Cholar Age, Since Yesterday, Makine, Heaven Shall Burn, tüm festivali yerinde izleyen tek grup Korpiklaani, Obituary ve Nevermore’du. Bugünün en önemli özelliği ise baştan sona bütün bir güne iştirak etme başarısını sergilememdi. Amsterdam’da olduğu için olay anından canlı yayın Sinem’e konser kritiği geçip Göksu’yla güneşin en tepede olduğu saat diliminde festival alanından Cholar Age’i izledik. Ardından da haliyle yine depomuzun yolunu tuttuk. Makine saati geldiğinde ise yine alandaki yerimizi aldık. Daha önceki Makine konser yorumlarımın aynısını Unirock performansları için de kelimesi kelimesine yapabilirim. Makine üyelerinin enerjisine kapılmamak imkansız. Ancak günün sürpriz performansı Korpiklaani’den geldi! Ne yalan söyleyeyim kuliste gördüğüm adamların sahnede tozu dumana attırıp, bütün Unirock ahalisine halay çektirmesini ağzım açık izledim. Hatta depomuzun ılık havasından “sahnede ne oluyor ya” diyerek çıkıp 40 derecelik havaya kendimi attım. Korpiklaani’nin performansından sonra ise kulis kızları ekibi Göksu & Birsen & Elif ile oturup üç gününün kritiğini yapıp bir gece önceki Tezgah ve Emine Ana maceralarımızın kopma noktalarına bir kez daha gülerek Unirock Open Air Festival 2010’un sonuna geldik.

UNIROCK OPEN AIR FESTIVAL 2010’UN ENLERİ

* Tüm festivalin ortak noktası depomuz
* Backstage’in olmazsa olmazı Nikki Wild
* Sahne ondan sorulur Adil Akbay
* Haklarında ne desem az Erdem Tatar & Sadi Tırak
* Üç gün her grubun kurulumuna yardım edip, üzerine gidip bir de cumartesi gecesi K6’da sabaha kadar sahne alan Onur Akça
* Repertuarında yok yok Elif Atcı
* Birsen Birdir (iyi ki varsın!)
* Göksu Çağlar (bir dahaki sefere söz çekirdeklerimiz de olacak)
* 13
* Tezgah
* Emine Ana Tantuni
* Ankara Havası, Serdar Ortaç, Tarkan… haydi kızlar eller havaya
* Ankara Havası dersem Evergreysiz olmaz!
* En özlü söz Erdem Tatar: “Omuz düşünür müsünü?!”

AYRICA

* Bundan sonraki festivaller için çok hain planlarımız var, ben bile kendimizden korktum!
* İki haftadır rock & metal ziyafeti çekiyorum, bu haftasonu ne yapacağımı şaşırdım!
* Bundan sonraki kulisler herkese açık olmayabilir, di mi Göksu? 🙂

Yorum Yap